May 21, 2017

(24 mayıs 2014)

uçurumdan aşağı bakmanın en korkunç tarafı dayanılmaz atlama isteği. filmler ve kitaplarda yazmıyor. yaşaman gerekiyor. aşağısı muazzam bir okyanus. yeşil, mavi, yükseklik ve sen. tüm dünya ayaklarının ucunda, seni kucaklamak istiyor. atlamak. tek bir hamle ve özgürsün. ayaklarının altındaki dünya ağzına, burnuna doluyor. tuz. gözeneklerinden fışkırıyor dünya. elimden tutsan, birlikte atlasak. dünyanın koca tuz girdabında özgürleşsek. kimsin, nerdesin, ne yapıyorsun bilmiyorum. ama elini çabuk tut. bir. iki. üç. atlıyorum.


May 10, 2016

dileğimi tuttum. sayıyorum sonsuzdan geri. o şarkıdaki gibi. belki bittiğinde sen yanımda olursun. korkmadan elimi tutarsın. bu gece değil biliyorum. bir gece.

sonsuzdan geriye ve bir gece.

May 6, 2016

'senin tenin sıcak
benim içimde bir kedi
yumdu gözlerini: "işte aşk" dedi.'

April 23, 2016

flört diye bir şey yoktur.

sen bana bir şeyler söylüyorsun. ne her zaman yaptığım gibi tek kulaklığı takmış müzik dinliyorum seni dinlerken, ne telefonumla oynuyorum. çıt çıksa gümbür gümbür ses çıkaracak kadar sessiz. masa tertemiz, sen durusun. dikkati dağıtacak hiçbir şey yok. sadece sen ve ben varız o an evrende. bana ne diyorsun bilmiyorum, tek bildiğim sen konuştukça kendimi duyduğum. çığlık çığlığa bağırıp kulağımı tıkasam da kendimi duyuyorum sadece birkaç gündür. ne seni dinleyebiliyorum, ne ankara'yı. içimdeki istanbul haykırıyor, trafik akıyor, martılar çığlık çığlığa. çok yorgunum, ne kadar uyursam uyuyayım hep uykusuzum. huzursuzum. ne okuyabiliyorum, ne dinleyebiliyorum. konuşamıyorum. bas baya boğuluyorum kendi sesimde. sesimi severim üstelik, duymayı en çok sevdiğim ses o. ama yılgınım, kendi söyleyeceklerimi dinleyemeyecek kadar bezginim. migrenlerde boğuluyorum. kendimi boğuyorum. duvarları tırmalıyorum. kapıları çarpmak istiyorum, masaları devirmek. seni yıkmak, seni itmek. tek bir düğmeye basmak ve her şeyin sonsuz patlamalara gömülmesini izlemek istiyorum. sanırım yavaş yavaş deliriyorum.

birkiüç
tıp.

(21/11/2013'de yazılmış, niye yayımlanmamış.)

sevgi diye bi'şey yoktur.

şunun şurasında sevgiye inanan iki kişi kalmışız gibi bakmıştın bir keresinde bana. ellerimi tutmanı istemiştim, söyleyememiştim. zaten sana asla hiçbir şeyi söyleyemedim. sana bunları asla anlatamadığım için bugün aylardan sonra ilk kez ağladım. beni hırpaladığın gibi hırpalan istedim. ufak bir anlığına. sonra vazgeçtim. senden. seni sevmekten.